Bu yazı toplamda 213, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Yaaa ÅŸu 2 aydır gündemi meÅŸgul eden bi konu var “domuz giribi” diye tutturdular gidiyoruz. Snıf arkadaşım Burcu domuz gribiyle ilgili bir yazı yazmış bana da mim yollamış önce onun yazdığı yazının linkini sizlere vereyim; Domuz gribi tehditi.
Burcu yazısında uzmanların önerilerine yer vermiş, bende yazımda size uzman olmasamda kendi tavsiyelerimi sunucam;
# Yanınızda her zaman cep telefonu bulundurun, birşeyler yemeden önce telefonu elinizin etrafında gezdirin, cep telefonunun yarattığı manyetik etki H1N1 virüsünün ölmesine sebep oluyor.
# Domuz gribi aşısı olduysanız; Toplu taşıma araçlarına arka kapıdan binip ön kapıdan inin, her zaman kullandığınız yolu değil farklı yolları kullanın, sağ elinizle yaptığınız işleri sol elinizle yapmaya çalışın, aşının yan etkisi olan yeti kaybının önüne geçmiş olursunuz. Biliyosunuz aşı yaptırdığı için yürümeyi unutanlar var.
# Aynı ortamda bulunduğunuz biri hapşırırsa kesinlikle çok yaşa vs. benzeri şeyler söylemeyin, bırakın yaptığından utansın. Bu virüsün yayılmasını önleyici psikolojik etkidir. Böylece toplumun daha az hapşırmasını sağlayıp virüsün yayılmasını engelleyebiliriz.
# Televizyon izlerken, gazete okurken ya da internette haber sitelerini gezerken domuz giribiyle ilgili bir haber görürseniz haberi deÄŸerlendirdikten hemen sonra kene, kuÅŸ gribi, ÅŸarbon, sars ve delidanayla ilgili google’da arama yapın. Domuz gribine yakalanan ve virüsü ölmeden atlatıp saÄŸlığına kavuÅŸan insanlarda yapılan incelemelerde bu insanların virüsü psikolojik etkiler sonucunda yendikleri ortaya çıkmış. Bu insanlar domuz gribine yakalansalar da virüsü çok ciddiye almamışlar. Bana biÅŸey olmaz diyip geçiÅŸtirmiÅŸler. Virüsün psikopatolojik araz’dan(eski bir türk filminden alıntı) etkilendiÄŸini gösteriyor.
# Bol bol soğan yiyin, yemeklerinizdeki soğan miktarını 2 katına çıkarın soğanın gribe karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Doğal ilaç etkisi yapar, soğanın kokusundaki öldürücü etki virüse karşı etkiliymiş. Hatta biliyorsunuz soğan dorarken gözlerimiz yanar, hehh işte aynı etki virüs içinde geçerli. Soğandaki o koku virüsün saldırı için kullandığı silahlarının plazmatik retikulum sonucunda erimesine sebep olmuş. Hatta uzak doğuda insanların kapılarına, camlarına, evlerinin bir çok köşesine her gün düzenli olarak soğan kesip yerleştirdikleri söyleniyor, bu virüsün evlerine yaklaşmasını önlüyormuş.
# DiÄŸer maddelerde de demiÅŸtik virüsün size bulaÅŸmasını önlemenin en önemli ve kolay yolu psikolojik olarak onunla savaÅŸmak. Çok etkileyici psikolojik bir yöntemde vücudumuzu kandırmak. Vücudumuzu ona virüsün bulaÅŸtığını inandırırsak virüs bulaÅŸmak istediÄŸinde vücut kendiliÄŸinden ona direnç gösterecektir. Bunu saÄŸlamak için bilgi sahibi olduÄŸumuz konularda bile ÅŸaşırmamız ve kendimizi o konuyu bilmediÄŸimize inandırmamız gerekiyor. Arkadaşınız, yakınınız, tanıdığınız, tanımadığınız her kimse size ne söylerse söylesin, ÅŸaşırın. KaÅŸlarınızı kaldırıp, “öyle miymiÅŸ”, “aaa öyle, öylee mi, öyle miymiÅŸ?” diye sürekli vücudunuza telkinde bulunun. Bu psikologların tavsiye ettiÄŸi ve kendilerinin sıkça kullandığı bir yöntem.
# Psikolojik yöntemlerden bir tanesi de anlamamak zaman zaman ÅŸaşıracaksınız, zaman zamanda anlamayacaksınız. Mesela bir arkadaşınız memleketine nasıl gideceÄŸini hangi ÅŸehirler üzerinden yolculuk yapacağını anlatırken ona; “yaa evet zaten enginde yemeÄŸe gelmedi” gibi saçma sapan bir tepki verebilirisinz. Bu virüsü ÅŸaşırtacaktır. Bu mim’i yollayan arkadaşım Burcu’nun da karşılaÅŸtığı bir yöntemdir. Bu yöntemde virüs “Hehhh ben bu vücutta zaten varım” diyip geri dönmektedir.
Åžimdilik bu kadar arkadaÅŸlar umarım biraz olsun sizi bilgilendirebilmiÅŸimdir. Umarım yazıyı ciddiye alıp dediklerimi yapmazsınız çünkü yukarıda yazanların hepsi saçmalıktan baÅŸka biÅŸey deÄŸildir, ÅŸu an bana “aa öyle miymiÅŸ, öyle öyl öyle miymiÅŸ” dediÄŸinizi duyar gibiyim amaan boÅŸ verin “zaten enginde yemeÄŸe gelmedi”…
